top of page

Nasıl Düşünürsen Öyle Hissedersin

Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasında bir etkileşim vardır ve bu etkileşim bir döngü içinde devam eder. Gelin bu nasıl oluyor beraberce bakalım.



M.S. 50-135 yılları arasında yaşayan Epiktetos yaşadığımız olaylarda bizi rahatsız eden şeyin olaylar değil o olaylara ilişkin görüşlerimiz olduğunu söyler. Bu görüş sonrasında pek çok düşünür tarafından desteklenmiş, farklı şekillerde ifade edilmiş. Örneğin Shakespeare "İyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Düşünce onu öyle yapar." O günlerde felsefi bir görüş olarak dile getirilen bu düşünce günümüzde bilimsel bir geçerliliğe sahip. Çünkü binlerce kişi üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar bize gösteriyor ki düşüncelerimiz, duygularımızı ve davranışlarımızı etkiliyor. Bu bilginin psikolojideki yerini matematikteki dört işleme benzetirim, öyle temel bir konu. Biraz daha yakından bakalım.

Bizim nasıl hissedeceğimiz gün içinde aklımızdan geçen binlerce düşünce belirler.

​Gün içinde aklımızdan binlerce düşünce geçer. Bunların içindeki olumsuz düşünceler kendimizi kötü hissetmemize neden olur. Davranışlarımızı etkiler olumsuz bedensel duyumlara neden olurlar. Biz bu düşünce, duygu, davranış döngüsü içinde herhangi birini değiştirirsek bu diğerlerinin de değişmesine etki ediyor. Eğer daha işlevsel düşünürsek daha iyi hissediyoruz ve bu bizim ne yaptığımızı etkiliyor ve olumsuz bedensel duyumlara neden oluyor. Bazen olumsuz duygu ve düşüncelerimiz çok güçlü oluyor bizi ele geçirir, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Eğer bu olumsuz duygu ve düşünceler güçlenirse ve sürekli olursa bizi durdurabilir ya da bazı şeylerden kaçınmamıza neden olabilir.

Biz eğer bu kısır döngünün içine bir girersek oradan çıkmamız biraz zor oluyor.


Kendi, duygu, düşünce, davranış döngümüzü tanımak , olumsuz düşünce kalıplarımızı anlamak o döngüden çıkmak için önemlidir.


Eğer biz olumsuz düşünce kalıplarımızı tanıyabilirsek o zaman biz o döngüden çıkış için bir kapı aralamış oluyoruz. Onlar yerine sağlıklı, işlevsel alternatif düşünceler geliştirebilirsek bu döngü kırılıyor daha iyi hissediyoruz, olumsuz bedensel duyumlarımız gidiyor bunlar davranışlarımızı ona göre şekilleniyor ve böylelikle kendimizi daha doğru ortaya koyabiliyoruz.




Bir örnekle açıklayalım:

Örneğin iş görüşmesine giden bir kişiyi düşünelim. Kişi iş görüşmesine giderken beni nasılsa almayacaklar bu işe, boşuna gidiyorum görüşmeye diye düşünürse kişi kendisini nasıl hisseder? Muhtemelen üzgün, umutsuz, çaresiz hisseder. Bu duygular kişinin enerjisine, duruşuna, beden diline etki eder. O duruşla ve o inançla yaptığı konuşma ile de muhtemelen işe alınmaz. Sonra ben dememiş miydim beni işe almayacaklar, asla bir işe giremeyeceğim diye inancı pekişir ve döngü böyle devam eder, döngüden çıkması kişinin zordur. Oysa "Beni işe almayacaklar" düşüncesinin yerine alternatif düşünce geliştirirse o zaman kişinin duygusu, kendini ifade edişi sonucu değiştirecektir.


İyi hissetmek kişinin ne kadar işlevsel ve alternatif düşünce üretebildiği ile ilişkilidir.


Alternatif işlevsel düşünceleri üretmek bazen biraz kolay olur, bazen biraz daha zor olur, daha fazla çaba gerektirir. Nihayetinde olumsuz düşüncelerimizi tanıyıp onlara alternatif işlevsel düşüneler üretmek bizim iyi hissetmek yolunda atacağımız önemli bir adımdır.



26 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page