top of page

Kendinden Özür Dileme

Kendini affetmek mi kendinden özür dilemek mi? Hangisi Doğru?

 "Kendini Affetmek" üzerine kitaplar, yazılar görüyor; kendini affetme seansları düzenlendiğini duyuyorum. Konuya başka bir açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum. Kendini affetmekten önce odaklanmamız gereken başka bir şey olduğu kanaatindeyim, kendinden özür dileme... 



Bir incinmişlik varsa affedilmesi gereken öncesinde içten bir özür gerekmez mi... İçten bir özrün olduğu yerde affetmekten daha rahat konuşabiliriz. 

Bugüne kadar ihtiyaçlarımızı (varoluşsal ya da fiziksel) ertelediğimiz, başkalarına öncelik verdiğimiz, bu ihtiyaçlarımız için hatta kendimizi yargıladığımız, suçlu hissettiğimiz, başkalarının duygularından kendimizi sorumlu tuttuğumuz ya da kendi duygumuzdan başkasını sorumlu tuttuğumuz, işler istediğimiz gibi gitmediğinde kendimizi azarladığımız, kendimizden fazlasını beklediğimiz, kendimize yüklendiğimiz, böylece yaşamın tadını çıkarmakta, huzuru hissetmekte zorlandığımız, kendimizi takdir etmekten geri durduğumuz, hatta utandığımız, kendimizden sıkılıp yalnız bir şey yapamadığımız, bir ideale uymak için kendimizi sınırlandırdığımız, belli kalıpların arasına sıkıştırdığımız, anlamlandırmalarımızı çocukluk dönemimizde depoladığımız gibi bırakıp yetişkin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyemediğimiz, bugünü onların tesirinde yorumlayıp acının şiddetinin artmasından kendimizi koruyamadığımız, bir kullanma kılavuzumuz varmış meğer (nasıl ki bir alette fazla ısınırsa fişten çekip soğumasını bekleyin yazıyor, öfkeliyken bir ara verin öfkenizin sakinleşmesini bekleyin, sakinleşince ihtiyaçlarınızım fark edip kendinizi ifade edin gibi... ) , onu okumadığımız, haberdar olmadığımız, ben böyleyim deyip olduğu gibi yaşadığımız, üst versiyonumuza ulaşmak için çabalamadığımız gibi listeyi uzattıkça uzatabileceğimiz, kendimize bu hayatı keyiflice yaşamamıza engel olan her ne yaptıysak onu dile getirip ondan ötürü kendimizden (incinmiş yanımızdan) içten bir özür dilemedikçe kendini insan nasıl affeder bilmiyorum. Anlaşılmış, duyulmuş, görülmüş olmak hepimizin ortak ihtiyacı. Bunu başkasından beklerken kendi kendimizden özür dilemedikçe kendimiz kendimizi nasıl anlamış hissedek ki... Anlaşılmayı başkasından beklemeden önce kendimizden beklemeliyiz, bununla yola çıkmalıyız diye düşünüyorum. 


Belki böylesi içten bir özür sonrasında kendini affetme diye bir şeyi konuşmaya çok da gerek olmayacaktır... İçimizdeki o incinmiş yanın içini ısıtacak ve incinmişliğini giderecek o içten, sıcak, şefkatli özrün her incinmiş yana erişmesi ve onu onarması dileğimle...


1 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page